20 Mart 2015 Cuma

ANNE DİYEBİLMEK YA DA DİYEMEMEK?

Şuan sinirden ölücem. Bu durumda yazmak doğru değil bence malum 1-2 hafta sonra ben mi yazmışım bunu? diyorum. Ama içimi dökmem gerek. Sorun şu ki; ANNE. Annem bile demek istemiyorum artık. Bana, bize yaptıklarından sonra soğudum, onu umursamamaya aynı zamanda nefret etmeye başladım. Evet, arkadaşım değil anne o. Bencil, yalancı, kendinden çıkan bir canı bile düşünmeyecek kadar vicdansız. Hiç unutmam.. Hastaydım karnım felaket ağrıyordu. Aradım ve çok hasta olduğumu söyledim o ise uykulu bir şekilde 'hastalık hastası' olduğumu söyleyip kapamıştı. Karnımı iyice sıkmıştım o an iyice. Sadece evden çıkarken haber verir ya da izin almak zorunda kalırım. O ise kafasına göre arkadaşlarına gider, kalır. Yalancının teki. Çoğu yalanını bilmeme rağmen hep inkar eder ve üste çıkar ve zararlı çıkan yine ben olurum sonrada sinirden evi başına yıkarım ama sonuç değişmiyor işte. Gözümün önünde o yalan söyleyip üste çıkıyor nasıl nefret ediyorum nasıl. 
Tabi bazen yumuşuyorum ama herşey aklımda. Verdiği zararın farkında bile değil. Çünkü kendi dünyasında mutlu. Bir insan kendi canından olan biri olmadan nasıl mutluluğu beceriyor acaba? Ben anne olduğumda asla kıyafetleri saklamayacağım ondan, kendime ne alırsam onada alırım. Ben giyerken iç çekip bakmasın. Ya da asla ona verilen bir eşyayı asla saklayıp ondan zorla almam. Kavga ettiğimizde bile yemeğe çağırırım, ilgilenmemezlik yapmam. Bana yapılanlar gibi yapmam. Şaşırtıcı ama gerçek. Sanırım biraz rahatladım ve gözyaşlarım bitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder