20 Mart 2015 Cuma

SİVİLCE SEVİLMEYİNCE

Bu sivilce denen illete daha 14 yaşımda yakalanmıştım. O zamanlar orta son (8. Sınıf) idim. Tek tük alnımda çıkan minik sivilceler her ne kadar batsa dahi yüzümün bebekliğini götürmüyordu. Fakat ne yazık ki tam da liseye başlayacağım yaz zamanları yüzüm namı değer ‘sivilce patlat oyununda ki çocuk’tan farksızdı. Aynayla yatıp aynayla kalkmak farz olmuştu o seneler. Fakat liseye başladığım zamanlar o sivilceler azdı kudurdu yarabbi! Yok, hastane hastane ne kadar gezsem dahi geçmedi. En sonunda üniversitelerden birine gittik fakat kalkıp reçeteye ‘devlet hastanesinin’ verdiği o lanet olası jelden verince umudumu daha o an kaybettim. Hayır, bir de utanmadan bunları kullan geçer diyor. Ulan onlardan evde 5 tane var. Utanmasam o jel adına dükkan, fabrika açacağım! Ya açıkçası bende herşeyi düzgün kullananlardan değilim. Fakat yüzümün geçmesi için değer ulan! Dedim. Fakat jel üzerine kremi sürüp sabah okula giderken o jeli yüzümden çıkarana kadar uğraş anam uğraş! Yüzüm suyla imtihana girdi sanarsın. Yok, anam ne kadar ilaç varsa bıraktım. “Oluruna bırakayım ben doğal güzelim huh!!” Desem bile öbür günü ağlayıp okula gitmediğim günleri bilirim. Herkes ayrı telden bir şey çalıyordu. Kimi ‘soğan suyu iç kız soğan’ He oldu lavaboyla imtihana gireyim. Kimi ‘ay valla bir tarif var benim arkadaşın yüzü gözükmüyordu sivilceden ondan bir içti oldu manken öbür günü 30 kişi çıkma teklifi etti’ gibi. Ki en son olan büyük ihtimal kıymetlisinden salladığı bir olay. He deyip geçtim. Manken olmuşta bilmem ne. Hayal gücünü sikiim. Tövbe yarabbim! Daha sonra ‘lazer’ denen illete sardım. İlla yaptıracağım! Fakat herkes 18 ol bir hele o zaman geçmezse yaptırırız söz deyince vazgeçtim. Makyaj yapmamaya başladım. Ulan kaş bıyık aldırmıyordum bile sivilceler patlar iz bırakır diye. Lisenin ilk senesini bıyıklı Ayşe olarak bitirdim. ( tabi sonlara doğru pudra çantamdan eksik olmadı!) Öbür sene gene ilk seneye bakarsak daha iyiydi. Öyle böyle ben bir ağlar bir makyaj yapıp kendimi Film yıldızları gibi sanarken, bazı lanet olası kızların benimle yaşıt olmasına rağmen ‘ lan bu nasıl ergenlik hiç mi sivilcen yok yeaa senin’ diye içten içe sinir, kıskançlık krizleri geçirirken oldu sivilcelerle savaşalı tam 4 sene! Şuan ki aklımla söyleyeceklerim; gereksizmiş kaprisim, gözyaşlarım… Fakat yaşıma vermek lazım. Küçüktüm. Alışmışım güzelim yüzüme bir kez ama 4 sene içinde yüzüm, sırtım iz sivilce illa ki var fakat eskisi kadar değil. Bazen kafama takılıyor ama o da eskisi kadar değil. Makyaj yapıyorum bazen hiç yapmıyorum bile. En son doktora gittim hiç bilmediğim yeni ilaçlar aldım. En son iki sene öncesi doktora gitmiştim. Sırtımda baya büyük çıkınca hele ki regl dönemleri çok fena oluyor. Uzun lafın kısası alıştım. İlaçları kullanıp sonuçlara bakacağım. Eskisi kadar isyan etmiyorum. Ama tabi ki yine de tek dileğim tek tük kalan sivilcelerim de geçmesi. Eğer 14-15 yaşında iseniz ya da yaşınız ne olursa olsun takmayın demeyeceğim. Bu yollardan geçtim çünkü fakat daha ılımlı yaklaşın, olumlu düşünün. Sizden büyük birilerine danışın. Açıkçası ilaçlar bir gün geçirse ikinci günü çıkar tekrardan bu ergenliğin kaçınılmaz bir durumu ne yazık ki…  Olumlu düşünün yüzünüz de sivilce olması dünyanın sonu veya sizin çirkin olduğunuzu gerektirmez. Her halinizle güzelsiniz sadece büyüme aşamasındasınız. Unutmayın;  kimilerin de 30 yaşına kadar devam ediyor. Tanıdıklarım bile var öyle! Karamsar olmayın.  Her daim gülümsemeniz dileğiyle.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder